|
Kategori |
İngilizce |
Türkçe |
|
| Genel |
|
| 1 |
Genel |
some of the people on the committee i. |
komiteden birileri |
|
| 2 |
Genel |
some of the people on the committee i. |
kuruldan birileri |
|
| 3 |
Genel |
some aspects of it i. |
bazı yönleri |
|
|
|
| 4 |
Genel |
clarification of some matters i. |
bazı hususların açıklığa kavuşması |
|
| 5 |
Genel |
clarification of some points i. |
bazı noktaların açıklığa kavuşması |
|
| 6 |
Genel |
clarification of some matters i. |
bazı hususların açığa kavuşturulması |
|
| 7 |
Genel |
clarification of some points i. |
bazı noktaların açığa kavuşturulması |
|
| 8 |
Genel |
some of which i. |
...ların bazıları |
|
|
|
| 9 |
Genel |
some kind of hormonal imbalance i. |
bir tür hormonal dengesizlik |
|
| 10 |
Genel |
some of these books i. |
bu kitaplardan bazıları |
|
| 11 |
Genel |
investigate all the characteristics of someone (or some subject) f. |
ıcığını cıcığını sormak |
|
| 12 |
Genel |
have some amount of money f. |
eline para geçmek |
|
| 13 |
Genel |
find some amount of money f. |
eline para geçmek |
|
| 14 |
Genel |
earn some amount of money f. |
eline para geçmek |
|
| 15 |
Genel |
make some sort of deal to get it back f. |
geri almak için bir çeşit anlaşma yapmak |
|
| 16 |
Genel |
send a signal of some kind f. |
bir tür sinyal göndermek |
|
| 17 |
Genel |
send a signal of some kind f. |
bir tür sinyal yollamak |
|
| 18 |
Genel |
some sort of s. |
şöyle bir |
|
|
|
| 19 |
Genel |
some sort of s. |
bir tür |
|
| 20 |
Genel |
some of them zm. |
bazıları |
|
| 21 |
Genel |
some of them zm. |
onların bazıları |
|
| 22 |
Genel |
some of those zm. |
onlardan bazıları |
|
| 23 |
Genel |
some of us zm. |
kimimiz |
|
| Öbek Fiiller |
|
| 24 |
Öbek Fiiller |
risk of (some inclement weather) i. |
(yağmur, kar, şimşek) olasılığı |
|
| 25 |
Öbek Fiiller |
risk of (some inclement weather) i. |
(kötü hava) riski |
|
| 26 |
Öbek Fiiller |
breeze out of some place f. |
hızla kaçmak |
|
| 27 |
Öbek Fiiller |
breeze out of some place f. |
sıvışmak |
|
| 28 |
Öbek Fiiller |
hurl someone out of some place f. |
birilerini bir yerden atmak/kovmak |
|
| 29 |
Öbek Fiiller |
set someone back (some amount of money) f. |
(bir miktar para) mal olmak |
|
| 30 |
Öbek Fiiller |
order someone out of some place f. |
birine dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek |
|
| 31 |
Öbek Fiiller |
chuck someone out of some place f. |
birini yaka paça dışarı atmak |
|
| 32 |
Öbek Fiiller |
clear someone out of some place f. |
birilerini dışarı çıkarmak |
|
| 33 |
Öbek Fiiller |
draw something out of some place f. |
bir yerden bir şeyi çekip çıkarmak |
|
| 34 |
Öbek Fiiller |
hound someone out (of something or some place) f. |
kovalayarak atmak/kovmak |
|
| 35 |
Öbek Fiiller |
chase someone out of some place f. |
kovalayarak atmak/kovmak |
|
| 36 |
Öbek Fiiller |
usher someone or something out of some place f. |
birine (bir yerden çıkarken) eşlik etmek |
|
| 37 |
Öbek Fiiller |
sweep out of some place f. |
bir yerden hızla çıkmak |
|
| 38 |
Öbek Fiiller |
run out of some place f. |
hızla/koşarak çıkmak |
|
|
|
| 39 |
Öbek Fiiller |
sign someone out of some place f. |
(kayıt defterine vb) birinin çıkışını/ayrılışını not etmek/yazmak |
|
| 40 |
Öbek Fiiller |
flush someone out of some place f. |
saklandıkları yuvalarından çıkartmak |
|
| 41 |
Öbek Fiiller |
run out of some place f. |
bir yerden tüymek |
|
| 42 |
Öbek Fiiller |
run out of some place f. |
bir yerden kaçmak |
|
| 43 |
Öbek Fiiller |
sign someone out of some place f. |
birinin çıkışını/ayrılışını kaydetmek |
|
| 44 |
Öbek Fiiller |
slink out of some place f. |
bir yerden sinsice çıkmak |
|
| 45 |
Öbek Fiiller |
creep out of some place furtively f. |
bir yerden sinsice çıkmak |
|
| 46 |
Öbek Fiiller |
stagger out of some place f. |
bir yerden sendeleyerek çıkmak |
|
| 47 |
Öbek Fiiller |
starve someone out of some place f. |
birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak |
|
| 48 |
Öbek Fiiller |
steal out of some place f. |
sinsice bir yerden kaçmak/sıvışmak |
|
| 49 |
Öbek Fiiller |
steam out (of some place) f. |
(buhar gücü ile çalışan gemi) bir yerden çıkmak |
|
| 50 |
Öbek Fiiller |
throw someone out of some place f. |
birini bir yerden dışarıya atmak |
|
| 51 |
Öbek Fiiller |
put (one) out of (something or some place) f. |
(birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak |
|
| 52 |
Öbek Fiiller |
put (one) out of (something or some place) f. |
(birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak |
|
| 53 |
Öbek Fiiller |
conduct (someone or something) out of (some place) f. |
(birini ya da bir şeyi bir yerden) dışarı götürmek |
|
| 54 |
Öbek Fiiller |
conduct (someone or something) out of (some place) f. |
(birini ya da bir şeyi bir yerden) çıkarmak |
|
| 55 |
Öbek Fiiller |
make (some amount of money) in (something) f. |
(bir şeyden belli bir miktar) para kazanmak |
|
| 56 |
Öbek Fiiller |
make (some amount of money) in (something) f. |
(bir şeyden belli bir miktar) para yapmak |
|
| 57 |
Öbek Fiiller |
barrel out (of some place) f. |
(bir yerden) paldır küldür çıkmak |
|
| 58 |
Öbek Fiiller |
barrel out (of some place) f. |
(bir yerden) fırlayıp çıkmak |
|
| 59 |
Öbek Fiiller |
barrel out (of some place) f. |
(bir yeri hızla terk etmek |
|
| 60 |
Öbek Fiiller |
raise (someone or something) out of (some state) f. |
(birinin/bir şeyin içinde bulunduğu bir durumu) iyileştirmek |
|
| 61 |
Öbek Fiiller |
raise (someone or something) out of (some state) f. |
(birinin/bir şeyin içinde bulunduğu bir durumu) geliştirmek |
|
| 62 |
Öbek Fiiller |
raise (someone or something) out of (some state) f. |
(birinin/bir şeyin içinde bulunduğu bir durumu) düzeltmek |
|
| 63 |
Öbek Fiiller |
raise (someone or something) out of (some state) f. |
(birinin/bir şeyin içinde bulunduğu bir durumu) yükseltmek |
|
| 64 |
Öbek Fiiller |
slide out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) belli etmeden/görünmeden çıkmak |
|
| 65 |
Öbek Fiiller |
slide out of (something or some place) f. |
kayarak (bir şeyden/yerden) çıkmak |
|
| 66 |
Öbek Fiiller |
slide out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) sıyırmak |
|
| 67 |
Öbek Fiiller |
slide out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) çıkıvermek |
|
| 68 |
Öbek Fiiller |
slide out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) dışarı kaydırmak |
|
| 69 |
Öbek Fiiller |
slide out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) tüymek |
|
| 70 |
Öbek Fiiller |
slide out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) sıvışmak |
|
| 71 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini bir şeyden/yerden) çıkmaya zorlamak |
|
| 72 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini bir şey) yapmaktan caydırmak |
|
| 73 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini) korkuyla (bir şeyi) yapmaktan vazgeçirmek |
|
| 74 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini bir şeyi/yeri) terk etmeye zorlamak |
|
| 75 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini) korkudan (bir şeyi) yapmamaya itmek |
|
| 76 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini) korkutup (bir şeyden/yerden) kaçırmak |
|
| 77 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini) tehditle (bir şeyden/yerden) çıkarmak |
|
| 78 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini) zorla (bir yerden/şeyden) çıkarmak |
|
|
|
| 79 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini bir şeyi/yeri) terk etmek zorunda bırakmak |
|
| 80 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini) korkutup (bir şeyi) yapmaktan uzaklaştırmak |
|
| 81 |
Öbek Fiiller |
terrify (one) out of (something or some place) f. |
(birini) dehşetle (bir şeyi) yapmaktan uzaklaştırmak/vazgeçirmek |
|
| 82 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
görevine kesin olarak son vermek |
|
| 83 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyin/yerin) dışına sürüklemek |
|
| 84 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyin/yerin) dışına çekmek |
|
| 85 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
hızlıca bir şey dışı bırakmak |
|
| 86 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) dışarı itmek |
|
| 87 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) alıp götürmek |
|
| 88 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
kesin bir şekilde görev/pozisyon dışı bırakmak |
|
| 89 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) süpürmek |
|
| 90 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) silmek |
|
| 91 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyin/yerin) dışına itmek |
|
| 92 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) önüne katıp götürmek |
|
| 93 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
görevine derhal son vermek |
|
| 94 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) dışarı sürüklemek |
|
| 95 |
Öbek Fiiller |
sweep out of (something or some place) f. |
(bir şeyin/yerin) dışına süpürmek |
|
| 96 |
Öbek Fiiller |
swarm out (of something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) bir anda kalabalık bir şekilde çıkmak |
|
| 97 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) aniden çıkmak |
|
| 98 |
Öbek Fiiller |
strut out of (some place) f. |
(bir yerden) salına salına çıkmak |
|
| 99 |
Öbek Fiiller |
smash out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) önüne geleni yıkıp/kırıp kaçmak |
|
| 100 |
Öbek Fiiller |
strut out of (some place) f. |
(bir yerden) havalı bir tavırla çıkmak |
|
| 101 |
Öbek Fiiller |
swarm out (of something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) çil yavrusu gibi dağılmak |
|
| 102 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) dışarı sızmak |
|
| 103 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) bir hışımla çıkmak |
|
| 104 |
Öbek Fiiller |
swarm out (of something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) sürü halinde çıkmak |
|
| 105 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden) yerden çıkmak |
|
| 106 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) hızla çıkmak |
|
| 107 |
Öbek Fiiller |
smash out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) firar etmek |
|
| 108 |
Öbek Fiiller |
strut out of (some place) f. |
(bir yerden) kasıla kasıla çıkmak |
|
| 109 |
Öbek Fiiller |
smash out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) engelleri aşıp/yıkıp kaçmak |
|
| 110 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) bir anda çıkmak |
|
| 111 |
Öbek Fiiller |
strut out of (some place) f. |
(bir yerden) kibirli bir şekilde çıkmak |
|
| 112 |
Öbek Fiiller |
swarm out (of something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) toplu halde çıkmak/dağılmak |
|
| 113 |
Öbek Fiiller |
operate out of (some place) f. |
(bir yerden) çalışmak |
|
| 114 |
Öbek Fiiller |
smash out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) engelleri/bariyerleri kırıp kaçmak |
|
| 115 |
Öbek Fiiller |
strut out of (some place) f. |
(bir yerden) kendini beğenmiş bir tavırla çıkmak |
|
| 116 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) birden çıkmak |
|
| 117 |
Öbek Fiiller |
swarm out (of something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) akın akın çıkmak |
|
| 118 |
Öbek Fiiller |
surge out of (someone, something, or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) dışarı akmak |
|
| 119 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zor kullanarak almak |
|
| 120 |
Öbek Fiiller |
wash (someone) out of (something or some place) f. |
(birini bir programdan, kurumdan) ayrılmaya mecbur etmek |
|
| 121 |
Öbek Fiiller |
worm out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) sıkışarak çıkmak, (bir şeyden/yerden) zar zor çıkmak |
|
| 122 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli bir araçla (bir şeyi/yeri) terk etmek |
|
| 123 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) taşınmak |
|
| 124 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli bir şeyin üzerinde (bir şeyden/yerden) çıkarmak |
|
| 125 |
Öbek Fiiller |
wash (someone) out of (something or some place) f. |
sel (birinin bir şeyden/yerden) ayrılmasına neden olmak |
|
| 126 |
Öbek Fiiller |
wash (someone) out of (something or some place) f. |
sel (birini bir şeyi/yeri) terk etmek zorunda bırakmak |
|
| 127 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) çekip almak |
|
| 128 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) söküp almak |
|
| 129 |
Öbek Fiiller |
worm out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) güç bela çıkmak |
|
| 130 |
Öbek Fiiller |
wash (someone) out of (something or some place) f. |
sel (birini bir şeyden/yerden) çıkmak zorunda bırakmak |
|
| 131 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zorla almak |
|
| 132 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) ayrılmak |
|
| 133 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zor kullanarak çıkarmak |
|
| 134 |
Öbek Fiiller |
wash (someone) out of (something or some place) f. |
(birini bir programı, kurumu) bırakmak zorunda bırakmak |
|
| 135 |
Öbek Fiiller |
worm out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) sıyrılarak çıkmak |
|
| 136 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) tehditle almak/çıkarmak |
|
| 137 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) koparıp almak |
|
| 138 |
Öbek Fiiller |
wash (someone) out of (something or some place) f. |
(birinin bir programdan, kurumdan) ayrılmasına sebep olmak |
|
| 139 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) sert bir şekilde çekip almak |
|
| 140 |
Öbek Fiiller |
wash (someone) out of (something or some place) f. |
(birini bir programdan, kurumdan) elemek |
|
| 141 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) çekip çıkarmak |
|
| 142 |
Öbek Fiiller |
worm out of (something or some place) f. |
(bir şeyden/yerden) sürünerek çıkmak |
|
| 143 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) çıkarmak |
|
| 144 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) tutup çekmek |
|
| 145 |
Öbek Fiiller |
worm out of (something or some place) f. |
(dar bir şeyden/yerden) kıvrılarak çıkmak |
|
| 146 |
Öbek Fiiller |
wrench (someone or something) out of (something or some place) f. |
(birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zorla çıkarmak |
|
| 147 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) dışarı çıkarmak |
|
| 148 |
Öbek Fiiller |
worm out of (something or some place) f. |
(bir şeyin/yerin) içinden debelenerek çıkmak |
|
| 149 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli sandalyeyle (bir şeyden/yerden) çıkarmak |
|
| 150 |
Öbek Fiiller |
wheel out of (something or some place) f. |
tekerlekli bir araçla iterek (bir şeyin/yerin) dışına çıkarmak |
|